ANTALYA Botoks ve Dolgu Uygulamaları
Op Dr Gökhan Özerdem, Estetik Cerrah
Antalya Dolgu Uygulaması

Zamanın ilerlemesi, genetik faktörler ve çevresel etkenler cildimizin elastikiyetini kaybetmesine ve hacim azalmasına neden olur. Günümüzde ameliyat masasına yatmadan, doğal ve genç bir görünüme kavuşmanın en güvenilir yollarından biri dolgu uygulamalarıdır. Peki, son yılların en popüler ameliyatsız estetik işlemi olan dolgu tedavisi tam olarak nedir ve hangi bölgelere uygulanır?
Yüz Dolgusu Nedir?
Yüz dolgusu, ciltte zamanla azalan kolajen ve hyalüronik asit miktarını yerine koymak, kırışıklıkları gidermek ve yüze istenilen hacmi vermek amacıyla cilt altına özel maddelerin enjekte edilmesi işlemidir. En sık kullanılan dolgu maddesi, insan vücudunda doğal olarak da bulunan ve su tutma kapasitesi son derece yüksek olan hyalüronik asittir. Bu sayede işlem hem çok güvenlidir hem de doğal bir nemlendirme sağlar.
En Çok Tercih Edilen Dolgu Uygulamaları Nelerdir?
Estetik beklentilerinize ve yüz anatominize göre farklı bölgeler için özel olarak formüle edilmiş dolgu çeşitleri bulunmaktadır:
1. Dudak Dolgusu
Dudakları incelmiş, asimetri sorunu olan veya daha hacimli dudaklara sahip olmak isteyen kişilerin favorisidir. Doğal dudak kontürünü belirginleştirir ve dudaklara nem kazandırır.
2. Göz Altı Işık Dolgusu
Akut ve ileri dönem komplikasyon risklerinin fazlalığı nedeni ile yapmıyoruz.
3. Çene ve Çene Hattı (Jawline) Dolgusu
"V" şeklinde bir yüz hattı (V-Shape) yaratmak için çene ucunu uzatmak ve çene köşelerini belirginleştirmek amacıyla yapılır. Yüz simetrisini altın orana yaklaştırır.
4. Nazolabial Dolgu (Gülümseme Çizgileri)
Burun kenarlarından ağız köşelerine doğru inen derin çizgiler (nazolabial oluklar), yüzü olduğundan daha üzgün ve yaşlı gösterir. Bu bölgeye yapılan dolgu ile çizgiler yumuşatılır.
5. Elmacık Kemiği Dolgusu
Yüzdeki hacim kaybının en çok hissedildiği yerlerden biri yanaklardır. Elmacık kemiği dolgusu ile orta yüze lifting etkisi (yukarı kaldırma) sağlanır ve ciltte toparlanma görülür.
Dolgu İşleminin Avantajları Nelerdir?
-
Ameliyatsız ve Pratik: Herhangi bir cerrahi kesi yapılmaz. İşlem ortalama 15-20 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır.
-
Günlük Hayata Hemen Dönüş: İyileşme süresi gerektirmez. Uygulama sonrası doğrudan günlük rutininize dönebilirsiniz.
-
Güvenli ve Geri Dönüştürülebilir: Hyalüronik asit bazlı dolgular vücutla tam uyumludur. İstenmeyen bir sonuç durumunda "hyalüronidaz" enzimi ile işlem kolayca geri alınabilir.
-
Anında Sonuç: İşlem biter bitmez değişimi fark edersiniz, ödemin inmesiyle birkaç gün içinde nihai doğal görünümüne kavuşur.
Dolgu Ne Kadar Süre Kalıcıdır?
Dolgu uygulamalarının kalıcılık süresi; kullanılan malzemenin içeriğine, uygulanan bölgeye ve kişinin metabolizma hızına göre değişiklik göstermektedir. Ancak genel olarak hyalüronik asit dolguların kalıcılığı 6 ay ile 18 ay arasında değişmektedir. Düzenli tekrarlanan işlemlerde kalıcılık süresinin uzadığı gözlemlenmiştir.
Kimlere Yapılmaz?
Estetik dolgu uygulamaları (özellikle hyalüronik asit bazlı olanlar) genel olarak son derece güvenli tıbbi işlemler olsa da, birtakım sağlık koşullarına sahip kişilere uygulanması riskli veya sakıncalıdır.
Estetik dolgu işleminin yapılmaması veya çok dikkatli yaklaşılması gereken durumlar şunlardır:
1. Hamileler ve Emziren Anneler
Dolgu maddelerinin anne karnındaki bebeğe veya anne sütüne geçişi ve olası etkileri üzerine yeterli klinik araştırma bulunmamaktadır. Bu nedenle tedbir amaçlı olarak hamilelik ve emzirme dönemlerinde dolgu veya botoks gibi estetik işlemler uygulanmaz.
2. Uygulama Bölgesinde Aktif Enfeksiyonu Olanlar
Dolgu yapılacak bölgede aktif bir enfeksiyon varsa işlem ertelenmelidir. Bunlar şunları kapsar:
-
Açık yaralar veya kesikler,
-
Aktif uçuk (Herpes Simplex),
-
İltihaplı sivilceler (akne) veya kistler,
-
Egzama veya sedef hastalığının aktif alevlenme dönemleri. İğne girişi, mevcut enfeksiyonun cilt altına ve dokulara yayılmasına neden olabilir.
3. Dolgu Maddelerine Alerjisi Olanlar
Kullanılacak dolgu maddesinin ana bileşenine (örn: hyalüronik asit, kalsiyum hidroksiapatit) veya ağrıyı azaltmak için dolgunun içinde bulunan lokal anestezi maddelerine (lidokain gibi) karşı bilinen bir aşırı duyarlılığı (alerjisi) olan kişilere işlem yapılamaz.
4. Şiddetli Otoimmün Hastalığı Olanlar
Bağışıklık sisteminin kişinin kendi hücrelerine saldırdığı otoimmün hastalıklara (Lupus, Romatoid Artrit, Hashimoto vb.) sahip olan kişilerde, vücudun dolgu maddesini "yabancı cisim" olarak algılayıp aşırı tepki verme (reaksiyon, granülom oluşumu) riski daha yüksektir. Bu kişilerin mutlaka tedavisini yürüten uzman hekimden onay alması gerekir.
5. Kanama veya Pıhtılaşma Bozukluğu Olanlar
Hemofili gibi kan pıhtılaşma bozukluğu olan kişilerde iğne girişine bağlı ciddi kanama ve morarmalar yaşanabilir. (Not: Sadece kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilere dolgu yapılabilir ancak morarma riski yüksektir. İşlemden birkaç gün önce -doktor kontrolünde- ilaçların kesilmesi gerekebilir.)
6. Keloid (Aşırı Yara İzi) Oluşumuna Yatkın Kişiler
Bazı cilt tipleri, en ufak bir iğne girişinde veya çizikte bile iyileşirken anormal, kabarık yara izleri (keloid veya hipertrofik skar) bırakmaya eğilimlidir. Bu yapıya sahip kişilere iğneli estetik işlemler yapılması önerilmez.
7. 18 Yaş Altındaki Kişiler
Yüz anatomisi ve kemik gelişimi henüz tamamlanmadığı için, tıbbi bir zorunluluk veya rekonstrüktif (onarım amaçlı) bir gereklilik olmadığı sürece 18 yaş altındaki bireylere estetik amaçlı dolgu uygulanmaz.
Önemli Hatırlatma: Estetik dolgu yaptırmadan önce, sahip olduğunuz tüm kronik hastalıkları, düzenli kullandığınız ilaçları ve daha önce geçirdiğiniz estetik/cerrahi operasyonları mutlaka işlemi yapacak olan uzman hekime (Dermatolog veya Plastik Cerrah) bildirmeniz sağlığınız açısından kritik önem taşır.